
Uzun zamandır takımda görmek istemediğimiz Brezilyalılar olmadan saha çıkan Fenerbahçe çok olumlu bir futbol anlayışı ile başladı oyuna.
Bu olumlu oyunun son zayıf halkası olan Özer'de sakatlanarak oyundan çıktıktan sonra Fenerbahçe uzun zamandır görmek istediğimiz ideal kadrosu ile sahadaydı.
Özer'in sakatlanması üzücü ancak Aykut hocanın olması gereken şablonu daha iyi görebilmesini sağlaması açısından sevindirici.
Konyaspor maçı 1-1'e getirdikten sonra dahi Fenerbahçeli taraftarlar maçın farklı kazanılacağından şüphe duymadılar. Çünkü sahada sürekli saldıran, daha fazlasını arzulayan, aç oyuncular topluluğu vardı. İşte Fenerbahçe taraftarının herzaman arzuladığı oyun bu hücüm futbolu ve yırtıcı Fenerbahçe.
Tabiki sıkıntılar bitmiş değil. Fenerbahçe'de en büyük sıkıntı krıtik oyuncuların malesef hiç alternatifinin olmaması. Bir Stoch'un eksikliği takımın hücüm gücünde ciddi aksamalara yol açmakta. Bir Emre'nin eksikliği ise takımın tümden iflas etmesine yol açar, nitekim Beşiktaş maçında da böyle oldu, ikinci devre sakatlanan Emre oyundan çıkarılınca koca Fenerbahçe olduğu gibi yığıldı ve işlemez hale geldi.
Maça dönecek olursak Fenerbahçe çok anlamlı bir üç puanı yine anlamlı bir skor ile kazandı. Galatasaray maçı öncesi güzel bir prova ile hem taraftarının yüzünü güldürdü, hemde rakiplerinin hemen hepsinin puan kaybettiği haftada 3 puanı cebine koydu.


