
Sakat sakat oynayan oyuncular, cezalı olanlar, manasız gündüz maçı uygulaması, kaçan goller… Ve Bekir’in hayat veren galibiyet golü.
Tüm olumsuzluklara rağmen sahada inanan, savaşan ve güven veren bir futbolcu topluluğu. İşte o topluluk Kasımpaşa maçıyla birlikte gösterdi ki; şampiyonluğa inanç tam, sıkıntılar rafa kaldırılmış ve başarı için kenetlenilmiş. Lakin kalan şu üç haftalık dönem, kazanılan derbilerden de , sezon başındaki sekizde sekizlik performanstan da zorlu bir viraj. Zira rakip Bursaspor bu süreç dahilinde iki maç oynayacakken, Fenerbahçe biri kupa finali olmak üzere toplamda dört zorlu maç oynayacak ki bunların ikisi Trabzonspor’la. Daha evvel iki takım arasındaki bir çok karşılaşma 95 yılının rövanşı olarak nitelendirilmiş de olsa, asıl rövanş bu iki maç olacak. Zira bu sefer Şenol Güneş bizzat hedefleyecek hesabı kapatmayı. Hal böyle olunca, Fenerbahçe düşmanları da köstebek yuvaları misali sıra sıra patlak veriyor. Denizli faciasına benzer bir kamuoyu yaratılmaya çalışıldığı açıkça görünüyor. Kalan üç haftalık süreçte suni gündemler yaratılmaya çalışılabilir, ilginç ayak oyunları ile yine karşılaşabiliriz, dahası bu olaylar saha içine taşınabilir; buradan belirtiyorum.
Geçen haftaki yazımda dikkat çektiğim Bekir, attığı golle maçın yıldızı olarak ayrıldı sahadan. Ancak o golü atmamış da olsaydı, yaptığı yerinde müdahalelerin yanı sıra, oyuna sağladığı pozitif katkıyla da ilk on biri hak ettiğini kanıtladı bence. Attığı gol de doğum günü hediyesi oldu kendisine. Tıpkı Bekir gibi, Mehmet ve Özer de, özellikle önümüzdeki sezon çok katkı sağlayacaklarının sinyallerini veren oyuncular. Mehmet’in durumu tıpkı ilk sezonunu geçiren Emre’ninkine benziyor. Ama bilhassa dikkat çekmek gerekir ki, Özer sağ ayakla sol kanatta oynamak durumunda kalıyor. Bu nedenle de içe kat ederek oynamayı tercih ediyor. Sakatlığı da geçtikten sonra, bir sonraki sezon bu takımın vazgeçilmezleri arasına gireceğine olan inancım tam.
Şimdi sırada Eskişehirspor maçı var, ardından da hafta içindeki kupa finali. Hafta sonu oynanacak lig maçı, ardından kupa finali için gidilecek Şanlıurfa ve dönüşünde Ankara deplasmanı. Bu maçlarda yaşanacak sakatlıklar, görülecek muhtemel kartlar ve maçların getirdiği fiziksel yorgunluğun derecesi, şampiyonluk yolunda belirleyici etkenler olacaktır kuşkusuz. Artık bu saatten sonra tüm yük sahadaki on bir oyuncunun omuzlarında. Her ne yapılırsa yapılsın, her ne yaşanırsa yaşansın, alacakları 9 puan Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak…


